HOŞ GELDİNİZ!

İlham Al, İlham Ver!

Gençlik Yazıları

Akasis Blog

  • image description

    HUKUKÇUDAN GİRİŞİMCİ OLMAZ-2: BENİM BİR Fİ...

    İnsan, yaratılışı gereği düşünebilen bir canlı olarak hayatını idame ettirmektedir. Bu nedenle insan, karşısına çıkan çeşitli dezavantajları ortadan kaldırmak için çeşitli çözümler üretmektedir. Çözümlerini üretirken başvurduğu yollar ise fikir üretmek olmaktadır. Tarihi olarak baktığımızda da böyle bir durumun varlığı yadsınamaz bir gerçek olarak karşımıza çıkacaktır. 
    Her girişim de bir soruna karşı üretilen fikirle başlar. Fikir önemli midir? Bu soruyu cevaplamak benim haddim olmamakla beraber bir tüketici olarak bence önemli olabilir. Ancak her şey fikir değildir. “Bu fikir benim aklıma gelmişti.” dediğimiz birçok konu olmuştur. Fikir, herkesin aklına gelebilir ama mühim olanın fikri bir iş modeline dönüştürmek olduğunu düşünmekteyim. Mesela YetGen eğitimi aldığımız sırada Erhan Hoca, ileride iş modeli üretebileceğimiz başlıklar vermişti. 
    Fikir önemli dedik ama en önemlisinin iş modeli olduğuna değindik. Şimdi ne yapacağız peki? Herhangi bir hususta fikri olan kişi hemen bu fikrin ‘patent’ini almak istemektedir. Patenti özellikle belirtiyorum. Çünkü patent hususunda toplum içerisinde yanlış bilgiler bulunmaktadır. Bu konu ayrı bir yazı konusu teşkil edeceği için detaylı girmeyeceğim. Fakat belirtmem gerekiyor ki fikrin patenti alınmıyor arkadaşlar. Patent farklı bir mevzu. Şimdilik bu kadarını bilmeniz kâfi. 
    Bir girişim olarak fikrinizi bulduktan sonra iş modelini kurgulamanız gerekiyor. Burada çeşitli modeller var: En bilindik olması sebebi ile B2B, B2C ya da C2C gibi modeller benimsenebilir. Buradan sonra girişiminize bir isim bulmanız gerekecektir. İsim hususunda herkesin dediği gibi akılda kalıcılığı olan, yaptığınız işi yansıtan bir isim olması sizin lehinize olacaktır. Fakat yine özgürsünüz. Girişim sizin, karar verecek olan sizsiniz. İsim için düşünürken size tavsiyem, ilerde bu ismin marka hakkını alabilme ihtimalinizden dolayı marka araştırma yapmanız olacaktır. Bu araştırmayı bir hukukçu ile yapabileceğiniz gibi siz de yapabilirsiniz. Basit bir Google Search’ü ile yapabileceğiniz gibi; Türk Patent ve Marka Kurumu’nun https://online.turkpatent.gov.tr/trademark-search/pub/trademark_search adresinden de sorgulama yapabilirsiniz. Ayrıca kullanacağınız isim ile kurulmuş bir şirket olup olmadığını ticaret unvanı ile sorgulamanız gerekebilir. Bu arada sizin isminizle daha öncesinde marka hakkı alınmış olabilir. Burada da dikkat etmeniz gereken şey alınan marka hakkının hangi sınıftan tescil edildiği olacaktır. 
    Fikir aşamasını hızlı geçtim ancak şunu da belirtmek istiyorum, yapacağınız işin hukuka uygun olması gerekmektedir ya da hukuk tarafından yasaklanmamış olması gerekmektedir. Örnek vermem gerekirse, e-ticaret siteleri her ne kadar popüler olsa da internet üzerinden herhangi bir ilaç satışı yapılamamaktadır. Aklınıza böyle bir fikir geldi ise, yol almadan vazgeçmeniz ya da girişiminizin konusunu değiştirmeniz gerekmektedir. 
    Girişimciyi en çok ilgilendiren fikri mülkiyet konuları; marka, faydalı model, patent, alan adı ve web sitesinin tescili hususudur. Coğrafi işaret gibi birtakım konular olmasına rağmen bu konular girişimcinin alanına biraz uzak kalmaktadır. 
    Fikri buldunuz, iş modeli hazır ve isim de hazır. Marka hakkını ne zaman almalıyım? Bu soruya net bir cevap vermek mümkün olmasa da bir hukukçu olarak en hızlı şekilde marka hakkınızı almanızın sizin lehinize olacağını belirtmek isterim. Zira marka hakkını almak size o marka üzerinde münhasırlık tanıyacaktır. 

    Marka sürecini size bir örnekle anlatmam daha uygun olacaktır. Örneğin “Akasis” ismini marka olarak tescil ettirmek istediğim zaman öncelikle bunu bir gerçek kişi adına mı yoksa tüzel kişi adına mı olacağına mı bakmalıyız. Şirketleşmediği için girişim marka hakkı, bir gerçek kişi adına alınabilir. (Marka hakkı sonrasında şirkete devredilebiliyor.) Marka başvurusu için oldukça basit şekilde e-Devlet üzerinden ya da Kurum’un sitesinden EPATS sistemi üzerinden başvuru yapılabiliyor. Marka başvurusunu yaparken dikkat etmeniz gereken husus faaliyet alanına uygun sınıfları seçmeniz olacaktır. Diyebilirsiniz ki “hepsini alayım”, alabilirsiniz lakin bunun size gereksiz bir maliyeti olacaktır. Tek sınıflı marka başvuru ücreti 2021 yılı için 280 TL olmakla beraber, ek sınıf eklenmesi durumunda 280 TL ödemeniz gerekecektir. Bu arada sınıf nedir diye sorabilirsiniz, sınıfa Kurum tarafından yapılmış olan bir tasnif işlemi denilebilir. Bu sınıflandırma içerisinde çeşitli kategoriler bulunmaktadır. 
    Başvuru yaptıktan sonra başvurunuz şeklen incelemeye alınır ve mutlak red sebeplerinin olup olmadığı açısından incelenir. Bu sebepler Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 5. Maddesinde sayılmıştır. Buna göre eğer markanızın herhangi bir ayırt edici özelliği olmaması mutlak red nedenidir. Aynı alanda daha öncesinde başvurusu yapılan ya da tescil edilen bir marka var ise bu da mutlak red nedenidir. Markanızın niteliği ve kalitesinde halkı yanıltmaya yönelik işaretler bulundurması hali de mutlak red nedenidir. (Diğer nedenlere Kanun’dan ulaşabilirsiniz. Sorunuz olması halinde bana yazabilirsiniz.) 
    Mutlak red sebeplerinin olmadığına kanaat getirilince marka başvurunuz Resmi Marka Bülteni’nde yayınlanır. Bu aşama kimi zaman sancılı olabilmektedir. Zira sizin markanıza benzer diğer marka sahipleri başvurunuza itiraz edebilir. Bu itiraz süresi iki aydır (Markanıza itiraz gelmesi halinde bir marka vekili ile çalışmanız gerekmektedir). Bu süreyi de aştıktan sonra sizden Marka Tescil Ücreti’nin yatırılması istenir. Bu ücret 2021 yılı için 750 TL’dir. Tescil ücretini de yatırdıktan sonra, markanız tescil edilir ve marka tescil belgesi tarafınıza gönderilir. Eskiden Kurum tarafından basılmış şekilde gelen bu belge, kâğıt tasarrufu nedeniyle artık elektronik ortamda tarafınıza ya da varsa vekilinize gönderilir. Bu süreç, itiraz gelmemesi halinde yüksek ihtimalle 6 ila 8 ay civarında olur. Artık marka hakkınız 10 yıl süreyle korunur. 10 yılın sonunda çalışmalarınız devam ediyorsa marka yenileme ücretini yatırarak markanızı yeniden korumaya alabilirsiniz. 
    Girişiminiz için artık marka hakkını aldınız. Sonraki yazıda diğer fikri mülkiyet haklarına değineceğim. Arzu etmeniz halinde marka meselesi içerisine detaylı olarak girebilirim. Her yazımda bahsettiğim gibi, fahiş bir hatam olması halinde ya da sorularınızın olması halinde instagram üzerinden @aemrecancetin hesabıma ya da emrecan@akasis.org adresine yazabilirsiniz. Mutlaka size geri dönerim. Soru sormaktan çekinmeyiniz lütfen. Ayrıca diğer serilerle ilgili sormak istediğiniz bir husus var ise de sorabilirsiniz. 
    -Emrecan Çetin 

  • image description

    KURA

    Karısının dürtüklemesiyle uyandı Ferhat. Uyumaktan şişmiş yüzünü yıkayıp kendine gelmek içi yanaklarına hafifçe bir iki tokat attı. Kaytan bıyıklarını iki eliyle sağa ve sola doğru kıvırarak düzeltti. İki yıldır araya karışmaya başlayan tek tük beyaz telleri, dudağının içini havayla şişirerek özenle kesti. Aynanın yanındaki dolaptan badem yağı kutusunu çıkarıp bıyıklarının arasına da nüfus etmesini sağlayarak iyice sürdü. Oğlanın işe giderkenki kahvaltısından masada kalanlardan bir iki parça bir şey attı ağzına. Odasındaki dolaptan zırh takımını çıkardı. Beyaz, pamuklu gömleğin üstüne eşinin yardımıyla zırhını geçirdi. Dizliği ve kolluğunu da taktıktan sonra evin en güzel köşesinde sakladığı sedef kabzalı kılıcını üç kere öpüp alnına koyduktan sonra beline kuşandı. Miğferini koltuğunun altına alıp ağır ve heybetli adımlarla odadan çıktı. Kapıya doğru ilerlerken oturma odasındaki çekyatta yatan babasını seyretti kapı aralığından. Bir of çekti, içini bir kıpırtı sardı. Zırhın yürürken çıkarttığı şıngırtı babasını uyandırmasın diye zırhın sağını solunu tutarak yürüdü. Eşi kapıyı açıp deri çizmelerini getirdi. 
    –Bu gece belli olacak değil mi?  
    –Evet dedi Ferhat, heyecanını eşine belli etmemeye çalışarak.  
    –Ne olacak Ferhat, yetişecek mi onca para?  
    –Böyle giderse seneye kesin denkleşir para ama bu sene ne olur, bilemiyorum. Ama bu sene çıkarsa ne yapıp edip denkleştireceğim parayı.  
    Sokağın başında bekleyen servise bindiğinde dün geceki derbiyi konuşuyordu arkadakiler. Birkaçı son dakikadaki pozisyona ofsayt yoktu diyor, diğerleri ise hem ofsayt olduğunu hem de önceki pozisyondaki taçın yanlış takıma verildiğini savunuyorlardı. Bu hararetli tartışmanın arasında ön koltuktaki Selman, Ferhat’a hurma ikram etti. 
    –Bizim kayınpederle kaynana yeni geldiler de umreden. 
    Hurma poşetine bir süre donuk donuk baktıktan sonra bir tane alıp elinde evirip çevirdi hurmayı Ferhat. Kafasındaki düşüncelerden sıyrılma çabası servisin park etmesine ve otomatik kapının ikaz sesini duyana kadar sürdü. Hurmayı ağzına atıp kılıcı elinde atladı servisten.  
    Rengârenk balonlar, remixi yapılmış pop müzikleri, berbat dans eden palyaçolar, gelip geçenlerin eline tutuşturulan pide fiyatları yazılı broşürler, 3 TL’ye hakiki et döner yemek maksadıyla sıraya giren kasketli yaşlı amcalar, sigaralarını tüttürerek sıralarını bekleyen mehter takımı ve onlara hayran gözlerle bakarken ellerindeki meybuzları emen çocuklar... 
    –Gerçek mi abi bu kılıç? 
    –Gerçek tabi lan, görmüyor musun? 
    –Belki sahtedir oğlum, benim dayım bir kere Çanakkale’den bir bıçak getirmişti, o da kesmiyordu hem. 
    –Deneyelim mi kesip kesmediğini? dedi, Ferhat çocuklardan daha uzun kılıcı kınından çıkararak. 
    Bir iki adım geri kaykılan çocuklar gülüşerek kaçtılar. 
    Mehter takımı, sırası gelince Yunus Pide & Lahmacun Salonu tabelasının altında simetrik dizilerek çalmaya başladı. Hücum Marşı’nda kös dövülürken çocuklar da birbirleriyle dövüş ediyorlardı. Kösün yanında ayakta öylece dikilen Ferhat tüm seslerden kendini soyutlamış, akşamı düşünüyordu. Akşam babasıyla Diyanet’in sitesine girdikten sonra vereceği tepkiyi düşünüyordu. Bin bir zorluğu aşıp kendini bu yaşlara erdiren, hayatta en değer verdiği adamın son arzusunu yerine getirebilmekti en büyük amacı. Sırf o yüzden kenevir fabrikasından emekli olunca para daha çabuk biriksin diye bu Mehter Takımı’nda figüran olmuştu. Yoksa bu yaştan sonra davul gümbürtüsünü kafasının almadığı gibi o rahatsız zırhları giyinip kuşanmaktan da hiç hazzetmiyordu. Birkaç senedir uğraşmasına rağmen hala en ucuz Hac turuna yetecek para birikmemişti. İşin sıkıntılı yanı da Hac fiyatlarının her sene yükselmesiydi. Geçen sene “Seneye denkleşir herhalde” demesine rağmen fiyatlar uçunca yine tamam olmadı para. Her sene kuralar açıklanırken daha da doruklara çıkıyor korkusu Ferhat’ın. Ya bu sene çıkarsa diye. 
    Mehter Takımı sahnesini tamamladı. Müessesenin ikramı kıymalı pideleri ayaküstü yedikten sonra Ferhat, Selman’a kendi sardığı sigaradan ikram etti. 
    –Senin oğlan girdi mi işe Ferhat, geçen anlatıyordun? 
    –He ya girdi.  
    –Nasıl maaşı, şartları falan iyi mi bari? 
    –Asgari ücret alıyor. 
    –O iyi değilmiş ya. Şimdi bu çocuk evlenme yaşına geldi, artık ona bir kısmet lazım ama asgari ücrete kim ev geçindirebiliyor. Hadi Allah yardım eder geçinir bir şekilde desen asgari ücretle çalışan adama kızını verecek baba nerede bir de o var şimdi. Var mı bir kısmet bari? 
    –Bildiğim yok. 
    –E tabi öyle hemen babaya söylenmez böyle şeyler. Hani bir dizi vardı ya En Son Babalar Duyar diye. Öyle işte abi. En son söylüyorlar. Benim amcaoğlu geçen evlendi. Çocuk yedi senedir görüşüyormuş kızla, yedi sene! Babası geçen sene öğrendi daha ya!  
    Ferhat, eve dönerken sokağın köşesindeki dükkândan şöyle büyük bir kutu Mebrum hurma aldı. Belindeki kılıcı sallaya sallaya yürüdü sokaklarda. Tuhaf bakışları umursamadan, lisenin çıkışında “İstanbul’un fethinden fırlayıp elinde bir kutu hurmayla kim bu adam ya” diyip kıkırdayan kravatı çözülü liselileri görmeden sokak sokak yürüyüp evlerinin köşesindeki kahveye oturdu. Alışkındılar oradakiler onu böyle görmeye. Şaşırmadılar çok. Batak oynadılar biraz, elalemin dedikodusunu ettiler. Dünkü derbiyi tartıştılar. Küfürler ettiler.  
    –O son pozisyon ofsayt değildi, dedi biri. 
    –Ofsayttan önce de taç bizimdi zaten, dedi öteki. 
    –Hadi lan oradan, buz gibi golümüzü yediler! 
    Çayları çaylara, sigaraları sigaralara eklediler. Hava kararınca Ferhat kılıcıyla miğferini eline alıp baygın baygın eve yürüdü. Babasıyla oturdular biraz. Çocuk gibi heyecanlıydı adamcağız. Ferhat da çocuk gibi korkuyordu. Her türlü üzüleceği bir kuranın sonucunu neden merak ettiğini anlayamıyordu bir türlü.  
    Vakit yaklaşınca oğlan salona bilgisayarı açtı. Siteye girmek epey uzun sürdü.  
    –Herkes bir anda yüklenince yavaşlıyor site, dedi oğlan bilmiş bilmiş. 
    Beklemekten sıkılmış gibi yapıp camın kenarında bir sigara sarmaya koyuldu Ferhat. Beklemekten sıkılmamıştı aslında, vereceği tepkiden korkmuştu. Vereceği tepkinin babasını üzmesinden korkmuştu. Ellerinin titremesinden sigara da saramıyordu. O sıra oğlu siteye girebildi. 
    –Tüh! Bu sene de çıkmamış dede. 
    Dedesi boynunu büktü. 
    –Vardır bir hayır, dedi. 
    Camda sigara içen Ferhat için bir değişiklik yoktu. Aynı sıkıntıyı içinde taşımaya devam edecekti  
    –Benim seneye çıkmam zor oğlum. Ben ölürsem benim yerime Hacc’a siz gidin. Hocaya sordum ben, oluyormuş öyle. 
    Sigara dumanı kaskatı oldu Ferhat’ın boğazında. Öksüre öksüre mutfağa gitti. Bir bardak su içti. Tezgâhın üstündeki hurmaları yıkayıp babasının önüne koydu. Odasına çekilip, başını yastığa gömerek sessiz sessiz ağlamaya başladı.  
    -Arif Erdem Aktaş 

Video Galeri

YouTube Videolarımıza Göz Atın!

Mizahi Hukuk Sayfasından Dernekleşmeye Gitmek, Bir Tutam Hukuk Derneği -Muhammed Furkan Kızılateş
Akasis Ekibiyle Tanışın! Akasis 1.Yıl Özel: Nasıl Bir Araya Geldik, Neler Oluyor Burada? #üret!
Üniversitede Topluluk Kurarak Organizasyon ve Liderlik Becerilerini Geliştirmek -Furkan Cenger
Kadınları Spor Yoluyla Medyada Güçlendir! Toplumsal Cinsiyet ve Spor, Koşu -Elif Numanoğlu
Öğrenci/Akran Dayanışması 21.Yüzyıl İçin Çok Önemli! / Eğitim, İşletme, İktisat Çap -Nisa Yılmaz
Paylaşmanın ve Üretmenin Cesaretini Kazanın! YGA, Twin, Veri Bilimi, Robotik -Yağmur Yıldız
Kafaları Açıyoruz, ''Yoğunum'' Demiyoruz! Bir Mentorünüzün Olması Hayatınıza Ne Katar?-Selin Kılıç
Aklınızdaki Fikri veya Girişiminizi Geliştirin! / İTÜ Çekirdek, BTM -Aleyna Sayan
142+ Milyon Instagram Filtre Gösterimine Sahip Olmanın Hikayesi, Fotoğrafçılık -Sare Akın
Japon Hamza ile Öğrenciyken 8 Ülke Gezme Deneyimi Üzerine Konuştuk! / YouTube'da 224K+ Abonesi Olmak
Akasis/ Dilara Özdemir- YouTube, Sosyal Medya, İZU Münazara Kulübü, Yönetim, Politika, İslamofobi

Geri Sayım

Akasis Komünite İçin Geri Sayım Başladı!

Akasis Komünite

Komünitede Neler Yapacacağız?

  • image description
    Akasis Komünite
    ZOOM

    Bilimden sanata, edebiyattan felsefeye, medyadan girişimciliğe kadar daha pek çok farklı konuda konuşacağımız; akranlarımızla halkalar oluşturup bir mesele hakkında enine boyuna fikirler geliştirip projeler üreteceğimiz Akasis Komünite "Bir de Akranından Dinle" başlıyor!
    Tamamen online olarak Türkiye'nin her köşesinden gençle buluşmak, akranlarından ilham almak için Akasis Konünite'de yerini al! Başvurmak için biomuzda bulunan başvuru formunu doldurman yeterli. Soruların ve fikirlerin için daima buradayız!
    Katılımcı başvuru formu için: https://forms.gle/D5MzuTvkptqdRQmr9
    Eğitmen başvuru formu için:  https://forms.gle/YnkSzLzoTmjWrSzw7  (Bir de Akranından Dinle)
    (İkisine de birlikte başvurabilirsiniz, sizle iletişime geçior olacağız.)

Podcast

Akasis, gençlerin sesleri olmak adına farklı podcastler yayınlamaktadır. Yeni Bölümler Spotify Akasis Hesabında!

Hakkımızda

Biz gençler kendimizi bulmak istiyoruz ancak bazen bu hangi yolla, hangi yöntemle olacak, bilemiyoruz. Farkına vardık ki aslında gençler en büyük motivasyonu birbirlerinden alıyorlar. Yapmaya çabaladığımız işlerde benzer yollardan, benzer zorluklardan ve en önemlisi de aynı zaman diliminden geçerek kendimizi bulmaya çabalıyoruz. Bu yüzden birbirimizin deneyimlerine ulaşabilmek daha kıymetli olabiliyor. Bizce kendini bulma çabası; okuldan, notlardan daha ziyade takıldığımız yerlerden, tecrübelerimizden, keyifle yaptığımız işleri aramaktan ve üretmeye çalışmak gibi eylemlerden oluşuyor. Bu yüzden Akasis’te hangi okulu nasıl kazandığımızı değil; girişimci ve üretken ruhumuzu, sosyal hayatımızı, gelecek hedeflerimizi ve hayallerimizi konuşmak istiyoruz! Benzer işler yapmak isteyen ama nereden ve nasıl başlayacağını bilmeyen gençlere bir ilham, birbirimize motivasyon kaynağı olmak istiyoruz.

Ekibimiz

İz Sürücüler

image description

Kübra Nur Duman

Muhtar kubranurduman@akasis.org
image description

Ceyda Çığır

Post Woman
image description

Emrecan Çetin

Müteferrika aemrecancetin@gmail.com
image description

Melike Avcu

Kolomb melikeavcu@akasis.org
image description

Merve Özbey

Video Editörü
image description

Aleyna Esma Bilgin

İletişim
image description

Betül Eren

image description

Ahsen Çamlıca

image description

Merve Kalkan

Editör
image description

Nisanur Karadaş

nisanur@akasis.org
image description

Esra Kütük

Editör
image description

Festim Eger

Küresel Sahne Balkanlar Temsilcisi festimeger@akasis.org
image description

Ceren Güngör

image description

Hümeyra Metin

image description

Hacer Odabaşı

image description

Ramiz Qato

image description

Yasemin Kaya

image description

Ayşegül Elina Yaylı

aysegulyayli81@gmail.com
image description

Rabia Geçen

image description

Asude Canan Doğan

image description

Nilcan Gülce Karaotmarlı

image description

Zeynep Özer

Bize Ulaşmak İçin

Bize sosyal medya platformlarımızdan veya buradan ulaşabilirsiniz!

Formunuz iletilmiştir. Teşekkür ederiz.
Submit

İletişim

Çayımız, kahvemizle sizleri bekliyoruz!

HARİTADA AÇ

İletişim

Çayımız, kahvemizle sizleri bekliyoruz!
Adresiniz cadde, sokak, semt şeklinde tanımlayın.
İstanbul, Türkiye



Instagram: @akas.is https://www.instagram.com/akas.is/?hl=tr Twitter: https://twitter.com/Akasistv Linkedin: https://www.linkedin.com/company/akasis/ E-posta: akas.istv@gmail.com Spotify: https://open.spotify.com/user/wo2oj01...

E-Bülten

Yeniliklerden ve gençlere dair haberlerden haberdar olun!

E-bülten üyeliğiniz tamamlandı. Teşekkür ederiz.
Submit